Kalem Gzeli - Trk Hat Sanat. www.kalemguzeli.org
 Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org - Türk Hat Sanatı - Hattat Ali Alparslan

Hattat Ali Alparslan

  • Ali Alparslan Üstad῾a saygıyla...

  • Ali Alparslan Üstad῾a saygıyla...

    Merhum üstad Prof. Dr. Ali Alparslan῾ı vefat yıldönümünde saygıyla ve hayırla yad ediyoruz. Bu vesileyle vefatı sonrasında kendisi hakkında Beşir Ayvazoğlu ve merhum Ergun Göze῾nin kaleme aldıkları makaleleri ilginize sunuyoruz. Üstadın ruhu şad olsun.

     

    Tilmiz-i Necmeddin

    İmzasını böyle atardı; Tilmiz-i Necmeddin.

    Çünkü Hat Sanatı῾nı büyük hattat merhum Necmeddin Okyay῾dan meşk etmişti. Gerçi bu sahada Şeyhülhattatin rütbesine ermişti ama bu inanç yolunun zarafetini belirten sanatın ahlakım da yaşadığı için, hocasına hürmetini ömür boyu devam ettirmek an῾anesine de sadık kalarak, imzasını hocasına nispet ederek atardı. Vefa῾nın, sadakatin, kadir bilmenin, sanatkâra ve sanata saygı göstermenin bundan üstün şekli olabilir mi?

    Hem sanatkâr, hem ilim adamıydı. Akademik çevreler onu Profesör Dr. Ali Alparslan diye tanımaktadır. Ama tevazu, edep ve ilme saygıda da o kadar incelmişti ki, son devrin nevzuhur akademisyenlerini gördükçe onlar namına utanırdı. Bir gün hiç unutmam ‴mesleğimi bazen soruyorlar da artık utancımdan profesörüm diyemiyor, öğretim görevlisiyim deyip geçiyorum‴ demişti.

    Bir insanı tanımak için en güvenli çare onunla iş ve yolculuk yapmaktır denmiştir. Bu gerçeği ben, Çarşamba günü Fatih Camii Şerifi῾nden Hakk῾a ısmarladığımız bu ilim ve hat aleminin mümtaz simasıyla Besmele Bahçesi ve Esma-i Hüsna albümlerini hazırlarken beraber çalışmak ne huzurmuş? Diye düşünürken bir daha anlıyorum. Eser ortaya çıkınca aydınlanan yüzünü unutamam. Bir Kıbrıs seyahatindeki yol arkadaşlığı edebini de.

    Üstadı Necmeddin῾in, hat sanatındaki kudreti yanında yetiştirdiği güllerin güzelliği de hep söylenir. Herhalde derim, üstadı, onun ahlakını yetiştirdiği güllerin kokusu ile tezhip eylemiş.  Böyle üstada böyle tilmiz olmaz mı?

    Edebiyat Fakültesi῾nde yetiştirdiği birçok nesle uzanan öğrencilerine, hattat tilmizlerine; başta eşi Perihan Hanımefendi olmak üzere ailesine, yakınlarına, dostlarına baş sağlığı ve aziz dostuma için de çektiği eliflerin, besmelelerin bereketini inandığı gerçek alemde bulmasını Cenab-ı Bari῾den niyaz ederim.

    Kaynak: Ergun Göze, Köşebaşı, Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesi, 27 Ocak 2006.

    Ali Alparslan Hoca da göçtü

    Önceki gün vefat eden ve dün Fatih Camii῾nde kılınan cenaze namazından sonra Karacaahmet Mezarlığı῾nda toprağa verilen Prof. Dr. Ali Alparslan, kozasını sessiz sedasız ören ve karınca gibi çalışarak Türk kültürüne önemli hizmetlerde bulunan büyük bir ilim ve sanat adamıydı.

    Yaşayan büyük hattatlardan biri olduğu halde, hocalarından aldığı terbiye gereği, şöhretten kaçar, ortalıkta görünmeyi pek sevmezdi. Hezarfen Necmeddin Okyay gibi bir büyük üstaddan Talik, Divani ve Rik῾a meşk edip icazet almıştı. Ebruda da yine Necmeddin Hoca῾dan icazetliydi.

    Aslında bu kadarcık bilgi bile, Ali Alparslan Hoca῾nın vefatıyla neler kaybettiğimizi göstermeye yeter. Hoca, kadim kültürümüzü, bu kültürün gerçek temsilcilerinden devralmıştı, yanı geleneğin seçkin bir mirasçısıydı. Sadece bir hattat değil, aynı zamanda bu sanatın tarihini ve estetiğini en iyi bilenlerdendi. Encylopaedia of İslam῾ın "Khatt" maddesi onun kaleminden çıkmıştır. Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi῾nin "İslam Yazı Sanatı" bölümü ve Harvard Üniversitesi tarafından yayımlanan Journal at Turkish Studies῾in 14. sayısındaki "Aklam-ı Sitte" başlıklı makaleleri önemli metinlerdir. Hoca῾nın hat sanatı hakkında kitap halinde çıkmış eserleri de vardır;

    Ünlü Türk Hattatları (Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1992), Besmele Bahçesi (Boğaziçi Yayınları, İstanbul 1998), Osmanlı Hat Sanatı Tarihi (Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1999), Esma-i Hüsna "Allah῾ın Güzel İsimleri" (Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2001).

    Eski Türk Edebiyatı Profesörü

    1925 yılında Çorlu῾da doğan Ali Alparslan 1925 yılında Çorlu῾da doğan Ali Alparslan Hoca῾nın asıl ihtisas alanı divan edebiyatıydı. İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü῾nden mezun olduktan sonra 1949 – 1952 yılları arasında Tahran Üniversitesi Edebiyat Fakültesi῾nde Fars Dili ve Edebiyatı üzerine master yapmış, yurda döndükten sonra bir süre Başbakanlık Arşiv Genel Müdürlüğü῾nde ve Dışişleri Bakanlığı῾nda çalışmıştı. 1957 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi῾nde İslam Tarihi asistanı olarak akademik hayata başlayan Alparslan Hoca, bu kürsüde fazla kalmadı, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Eski Türk Edebiyatı Kürsüsü῾ne geçti. 1963῾te doktor, 1967῾de doçent, 1980῾de profesör oldu. 1963 – 1967 yılları arasında Londra Üniversitesi Doğu ve Afrika Tetkikleri Fakültesi῾nde, 1967 – 68 yıllarında da Chicago Üniversitesi῾nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Prof. Dr. Abdülkadir Karahan῾ın vefatından sonra, bölüm başkanlığı da yapan Alparslan Hoca῾nın edebiyat alanındaki eserlerinden bazıları şunlardır:

    Kadı Burhaneddin Divanı῾ndan Seçmeler (1977), Ahmed Paşa (1987), Şeyh Galib (1988), Abdülbaki Gölpınarlı (1996), Çağımızda Türk Şiirinin Coğrafi Sınırları (Prizren 2000).

    Hoca῾nın sanat ahlakı

    Yıllar önce, Alparslan Hoca῾yla bir röportaj yapmış ve bu gazetede yayımlamıştım. Sorularımdan biri şöyleydi: "Son yıllarda hat sanatı etrafında bir piyasa oluştu. Yani gerek eski, gerek yeni hat eserleri alınır satılır bir meta haline geldi. Gençlerin bu sanata gösterdiği ilgiyi biraz da bu gelişmeye bağlayabilir miyiz?"

    Hoca῾nın cevabı, eskilerden devraldığı sanat anlayışını ve ahlakı çok iyi özetliyordu:

    "Bence bu doğru değildir. Hiç kimsenin prensip olarak piyasa endişesiyle yazı öğrendiğini zannetmiyorum. Yazı, ona duyulan alaka ile öğrenilir. Sevildiği için meşk edilir. Ama bu arada para getirmesine diyecek bir şeyim yok. Yalnız sırf piyasa için yazı öğrenildiğini hiç duymadım. Necmeddin Hoca yazıdan hiç para kazanmamıştır. Belki de o bunun için Necmeddin Hoca olmuştur"

    Fuat Başar, Ali Toy ve Savaş Çevik gibi seçkin talebeler de yetiştiren Alparslan Hoca῾ya Allah῾tan rahmet, ailesine, dostlarına ve öğrencilerine başsağlığı diliyorum.

    Kaynak: Beşir Ayvazoğlu, Açıkdefter, Halka ve Olaylara Tercüman Gazetesi, 26 Ocak 2006.

     

     

     

    Sonraki içerikSonraki içerik

    Hattat Ali Alparslan menüsüne ait diger içerikler...

    1. Bir zarif insan: Üstad Ali Alparslan
    2. Ali Alparslan: Mütevazı, hoşsohbet, nüktedan
    3. Gitti Şeyhi῾l-Hattatîn
    4. Ali Alparslan - "Ta῾lik yazısının doğuşu, gelişimi ve bugünü konferansı" - Ses kaydı
    5. Hocam Ali Alparslan - İskender Pala
    6. Ali Alparslan Üstad῾a saygıyla...
    7. Üstad Ali Alparslan῾ı Anma Etkinliği - 29 Ocak 2010

     

    
    Site Hakkında

    ARAMAARAMA
    Hat Eserleri Galerisi


    Hat Eserleri Galerisinden...

    Levha - Bu da geçer - Eseri büyük olarak görmek için tıklayınız

     
     
    
    Sayfa başına dön Bu sitede yer alan eserlerin tüm hakları sahiplerine aittir. Sahiplerinden izinsiz kopyalanamaz,
    çoğaltılamaz ve başka mecralarda yayınlanamaz. Tüm hakları Yayın sponsoru: OrtaklarWeb tasarım: Korelasyonsaklıdır.

    Kalem Güzeli - www.kalemguzeli.org 2008 - 2019